23 Aralık 2008 Salı

Bağıl Hareket

Fazlasıyla şaşkındım arabaların geri geri hızlanışına.
İnsanların...
Nasıl olurdu da ağçlar geriye doğru bu kadar hızlı koşabilirdi?
Ya sokak lambaları?
Ben durdukça yollar ufuk çizgisinden daha bir uzaklaştı.
Işıklar kaçtı benden.
Kusabileceğim tüm mazgallar geride kaldı.
İnanamıyordum sokağımın beni böyle hızlı terkedişine.
Yoruldum aniden ve benimle beraber yorulunca telefon direkleri anladım.
Öylece durduğumu sanarken nasıl kaçanın ben olduğumu anladım.
Terkedenin ben olduğumu.
Ben koştukça,
ben kaçtıkça ;
dükkanların , kanalizasyon kapaklarının nasıl koştuğunu anladım.
ŞİMDİ duruyorum işte
yolun ortasında kollarımı açtım kaçmıyorum şehrimden.
Peki öyleyse neden yağmur damlalrı geriden vuruyor bana?
Neden onlar koşmaya çalışıyor?
Rüzgar mı kaçıyor şehrimden?
şu gözüme parlayan farlar neden bu kadar hızla geliyor üzerime?
Ve şimdi fırlatmak için beni neden bu kadar yakın otobüsün burnu bana?

Hiç yorum yok: